İnsan Olmak Nedir Felsefe? Sabah Alarmını Ertelemekle Başlayan Büyük Varoluş Krizi
Benzer Konular: İnox maddesi nedir ?
Maksoft ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “İnsan olmak nedir felsefe” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
İnsan olmak nedir felsefe? sorusu yıllardır düşünürlerin kafasını kurcalıyor ama bence asıl cevap pazartesi sabahı alarmı üçüncü kez ertelediğinde başlıyor. Çünkü insan dediğin canlı, bir yandan “Hayallerimin peşinden koşacağım” diye gaz verirken diğer yandan yatağın sıcak tarafıyla duygusal bağ kurabiliyor.
Geçen gün İzmir’de vapur iskelesinde oturuyorum. Karşımdaki martı adamın simidini çaldı. Adam önce martıya bağırdı, sonra simidin yarısını kendi eliyle attı.
Bak işte bu çok acayip bir şey.
Hem sinirleniyoruz hem kıyamıyoruz. Hem “Kimseye güven olmaz” diyoruz hem de internetten tanımadığımız birinin yorumuna göre tostçu seçiyoruz. İnsan olmak biraz çelişkilerle yaşamayı öğrenmek gibi.
Felsefe kitaplarında insan; düşünen, sorgulayan, bilinç sahibi bir varlık olarak anlatılıyor. Güzel. Çok havalı. Ama aynı insan gece 03.17’de “Acaba ortaokulda yanlışlıkla kırdığım cetveli hâlâ hatırlıyor mudur?” diye tavana bakıyor.
Bence filozoflar bunu yeterince konuşmadı.
İnsan Olmak Nedir Felsefe? Bir Yandan Mantık, Bir Yandan Menemen Tartışması
İnsan olmak nedir felsefe? sorusunu anlamak için bence herhangi bir arkadaş grubuyla kahvaltıya gitmek yeterli.
Bir masada altı kişi düşün:
— Menemene soğan konur mu?
— Konmaz.
— Konur kardeşim.
— Sen konuşma geçen çaya ketçap döktün.
Beş dakika sonra konu hayatın anlamına geliyor.
İnsan gerçekten inanılmaz bir varlık. Daha demin zeytin çekirdeğini karşı masaya fırlatan adam şimdi “Aslında hepimiz evrende küçücük bir noktayız” diyor.
İşte tam burada felsefe devreye giriyor. Çünkü insan yalnızca yaşayan bir canlı değil; yaşadığını fark eden bir canlı. Ve bazen bu farkındalık fazla geliyor.
Otobüste camdan dışarı bakarken sebepsiz yere duygusallaşmamız mesela…
Şarkı çalıyor:
“Yine sensiz sabahlara uyandım…”
Abi sakin ol, Bornova’dan Konak’a gidiyorsun sadece.
Ama insan zihni düz çalışmıyor. Her şeyi büyütüyor, dramatize ediyor, anlam yüklüyor. Çünkü boşluk bizi korkutuyor. O yüzden sürekli bir anlam arıyoruz.
Kahvede okeye dördüncü arayan amca bile aslında küçük çaplı bir filozof olabilir.
“Hayırlısı be evlat…”
Bak mesela bu cümle. İçinde teslimiyet var, hayat yorgunluğu var, biraz kabullenme var. Schopenhauer İzmir’de yaşasa aynı şeyi Kordon’da çay içerken söylerdi muhtemelen.
İnsan Kendini Neden Bu Kadar Çok Düşünür?
Bence insan olmanın en yorucu tarafı beynin susmaması.
Dışarıdan bakınca sakin görünüyorsun ama içeride inanılmaz bir toplantı var.
İç sesler birbirine girmiş durumda:
— Yeni bir başlangıç yapmalıyım.
— Ama önce biraz uyuyayım.
— Hayat kısa.
— Tamam da kira da uzun.
İnsan olmak nedir felsefe? sorusunun önemli kısmı burada başlıyor işte. Çünkü insan sadece yaşayan değil, kendini izleyen bir varlık. Kendi hareketlerini bile analiz ediyor.
Bir ortamda espri yapıyorum mesela. Herkes gülüyor. Eve dönüyorum.
“Acaba fazla mı konuştum?”
Kardeşim millet çoktan evine geçti, sen hâlâ 21.40’taki şakayı değerlendiriyorsun.
İnsan zihni tam olarak kapanmayan bir sekme gibi.
Modern İnsan: Bildirimler İçinde Kaybolmuş Küçük Bir Filozof
Eskiden filozoflar dağa çıkıp düşünüyormuş. Biz bugün telefon şarjı yüzde üçken düşünmeye çalışıyoruz.
Bir yandan motivasyon videoları izliyoruz, bir yandan üç saattir kısa videolarda kaydırma yapıyoruz. Hayata anlam ararken kendimizi “Kedilere karpuz yedirme challenge” videosunda buluyoruz.
Modern insan çok tuhaf.
Meditasyon videosu açıp aynı anda yemek siparişi kontrol ediyoruz.
“Anın içinde kal…”
Tamam da kurye nerede?
İnsan olmak biraz da dikkatinin sürekli dağılması galiba. Çünkü zihnimiz hiçbir zaman tamamen burada değil. Ya geçmişte utandığımız bir ana gidiyoruz ya gelecekte olmayacak senaryolar kuruyoruz.
Duşta kendi kendine kavga provasını yapan insan gördüm ben.
Adam şampuanla tartışma kazanıyordu.
Felsefe Neden Hâlâ Önemli?
Çünkü insan sadece yemek yiyip işe giderek yaşamıyor. İçten içe herkes bir şeyleri anlamlandırmaya çalışıyor.
Neden seviyoruz?
Neden korkuyoruz?
Neden bazen kalabalığın ortasında bile yalnız hissediyoruz?
Ve en önemlisi:
Neden markete sadece ekmek almaya gidip 480 lira harcıyoruz?
Felsefe biraz durup düşünmek demek. Ama öyle ağır ağır da değil. Hayatın içinde düşünmek.
Mesela gece eve yürürken bir anda gelen o his:
“Lan ben gerçekten ne yapıyorum?”
İşte orası tamamen felsefe.
Bence insan olmak nedir felsefe? sorusunun cevabı; sürekli net cevaplar ararken hiçbir şeyin tam net olmadığını fark etmekte saklı.
İnsan Olmanın En Komik Tarafı: Herkesin Hayatı Çözmüş Gibi Davranması
Bayılıyorum bu olaya.
Kimsenin hiçbir şey bildiği yok ama herkes aşırı emin konuşuyor.
Bir arkadaşım geçen bana ilişki tavsiyesi verdi. Çocuk iki gün sonra “Biz biraz ara verdik” diye story attı.
İnsan olmak biraz da doğaçlama yaşamak sanırım. Kimse tam olarak ne yaptığını bilmiyor ama hepimiz profesyonel görünmeye çalışıyoruz.
Özellikle sosyal medyada.
Millet sabah 06.00’da yoga yapıp smoothie içerken fotoğraf atıyor. Ben aynı saatte su içmek için kalkıp geri yatıyorum.
Ama dürüst olmak gerekirse bu da insanlık hâli.
Çünkü gerçek hayat filtresiz yaşanıyor. İnsan bazen çok güçlü hissediyor, bazen de durduk yere eski mesajları okuyup moral bozuyor.
İnsan Olmak Biraz da Saçma Şeylerle Mutlu Olabilmek
Geçen gün simitçinin “Abi sıcak çıktı” demesi bütün modumu düzeltti.
Bak düşününce çok komik. Koskoca hayatın içinde küçücük şeylerle mutlu oluyoruz.
Otobüste cam kenarı bulmak.
Buz gibi su içmek.
Annenin “Yemek yaptım” mesajı.
Çorbanın yanında ekstra limon gelmesi.
İnsan olmak nedir felsefe? diye sorarken bazen cevabı çok uzakta arıyoruz ama hayat küçük anların toplamı gibi.
Felsefe illa karanlık odada düşünmek değil bence. Arkadaşlarla çekirdek yerken bir anda açılan derin sohbet de felsefe.
— Oğlum sence mutlu muyuz?
— Çekirdeği yere atma önce.
İzmir’de bunu yaşama ihtimalin çok yüksek.
Yalnızlık ve Kalabalık Arasında Sıkışmak
İnsan garip şekilde hem yalnız kalmak istiyor hem de yalnız kalınca sıkılıyor.
Bütün hafta “Kimse yazmasın ya” modundayız. Kimse yazmayınca da “Beni unuttular galiba” tribine giriyoruz.
Mantıklı değil ama gerçek.
İnsan olmak biraz dengesiz olmak zaten.
Bir gün dünyayı değiştirecek motivasyon geliyor, ertesi gün çorabı yerde görünce hayat enerjisi bitiyor.
Ve bence bu normal.
Çünkü insan kusurlu bir varlık. Felsefe de biraz bunu kabul etmek galiba. Sürekli mükemmel olmaya çalışmanın yoruculuğunu fark etmek.
İnsan Olmak Nedir Felsefe? Belki de Cevap Tam Olarak Yoktur
Belki de en büyük mesele bu.
İnsan sürekli kesin cevap istiyor. Netlik istiyor. Ama hayat çoğu zaman “Bilmiyorum abi” diye ilerliyor.
Bir bakıyorsun yıllarca istediğin şey seni mutlu etmemiş. Hiç planlamadığın bir gün hayatının en güzel anına dönüşmüş.
Felsefe tam burada devreye giriyor işte. Soru sormaya devam etmekte.
Ben bazen gece Kordon’da yürürken düşünüyorum:
Milyarlarca insan yaşamış. Herkes bir şeylere üzülmüş, birilerini sevmiş, kafayı takmış, umut etmiş.
Ve bugün bizim en büyük derdimiz bazen Wi-Fi çekmemesi.
İnsanlık gerçekten inanılmaz bir hikâye.
Hem çok komiğiz hem çok kırılganız. Hem güçlü görünmeye çalışıyoruz hem içten içe onay bekliyoruz. Hem özgür olmak istiyoruz hem alışkanlıklarımızdan çıkamıyoruz.
İnsan olmak nedir felsefe? sorusunun tek bir cevabı yok belki ama şunu anlıyorum:
İnsan olmak; çelişkilerine rağmen yaşamaya devam etmek demek.
Bir gün aşırı motive olup ertesi gün üşengeçliğe yenilmek demek. Kalbin kırıldığı hâlde tekrar sevebilmek demek. Bazen saçma şeylere üzülmek, bazen minicik şeylerle mutlu olmak demek.
Ve galiba en önemlisi şu:
Hayatı tam çözemesek bile birbirimize “Gel bir çay içelim” diyebilmek.
Çünkü bazen bütün felsefe bir bardak çayın buharında saklı oluyor.
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Maksoft olarak “İnsan olmak nedir felsefe” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.