Sabahın Sessizliği ve Horozun Sesi
Kayseri’nin serin sabahlarından birindeyim. Odama güneşin ilk ışıkları sızıyor ve ben hâlâ yatağımda dönüp duruyorum. Dışarıdan horozun sesini duyuyorum; o güçlü, biraz da gururlu ötüşü. Annem her zaman “Horoz yumurta yapmaz, onu unutma” derdi ama bugün aklımda başka şeyler var. Kahvemi hazırlarken, mutfaktaki tavuğa bakıyorum; gözleri bana kilitlenmiş gibi. Bir an durup düşünüyorum, hayal kırıklığım ve merakım birbirine karışıyor. Neden bir horoz yumurta yapamıyor? Bu kadar basit bir soruya, çocukluğumdan beri yanıt bulamamak bazen canımı sıkıyor.
Bahçede Yalnızlık ve Düşünceler
Bahçeye çıkıyorum; ellerim cebimde, rüzgâr yüzüme çarpıyor. Horoz kümeste dolaşıyor, tüyleri sabah ışığında parlıyor. Onu izlerken kendimi garip bir şekilde yalnız hissediyorum. İnsanlar, “Sence horoz yumurta yapıyor mu?” diye soracak olsalar, gülüp geçerim. Ama ben gülmüyorum; içimde merak ve biraz da umut var. Belki de hayatımda eksik kalan şeyleri bu küçük yaratıklarda arıyorumdur. Küçük bir umut kıvılcımı; belki horoz da bir şekilde sürpriz yapabilir, belki yumurta değil ama bir şeyler verebilir bana.
Hayal Kırıklığıyla Yüzleşmek
Elimde bir defterle kümese gidiyorum. Tüylerin arasında dolaşırken horoz bana bakıyor, sanki biliyor gibi. Kağıda yazıyorum: “Horoz yumurta yapmıyor. Ama neden bu kadar çok merak ediyorum?” Cümle tamamlanmıyor; kalbim sıkışıyor. Hayal kırıklığı, sadece horozla ilgili değil. Hayatın kendisi gibi; bazen beklediğin şeyleri vermez sana. Ama ben vazgeçmiyorum. Her gün yazmak, hislerimi kağıda dökmek bana bir tür teselli oluyor.
Umudun Küçük Tüyleri
O sırada kümeste bir ses; tüylerin arasından minik bir civciv fırlıyor. Kalbim sevinçle doluyor, gözlerim doluyor. İşte o an, horozun yumurta yapmadığını biliyorum, ama hayat küçük sürprizler sunuyor. Bazen beklentilerin boşa çıkıyor ama onun yerine başka güzellikler geliyor. Civcivi izlerken birden fark ediyorum: umudun da tüyleri var, kırılgan ama canlı.
Duygularımı Yazıya Dökmek
O gün günlüğüme uzun uzun yazıyorum. Horoz, yumurta yapmasa da bana sabrı, merakı ve umudu öğretiyor. İçimde hem bir hayal kırıklığı hem de yeni bir heyecan var. Bu duyguları kelimelere dökmek, kalbimi hafifletiyor. Hayat da böyle değil mi zaten? Bazı soruların cevabını alamıyorsun, ama yaşadığın her an sana bir şey katıyor.
Kendi İçimdeki Horoz
Belki de asıl mesele horoz değil, kendimle yüzleşmek. Hayat bazen sana cevap vermez; tıpkı horozun yumurta yapmaması gibi. Ama sen merak etmeye, hissetmeye ve yazmaya devam edersen, kendi küçük mucizelerini yaratabilirsin. Bugün ben de bunu yapıyorum: kendi içimdeki horozla yüzleşiyorum, hayal kırıklığı ve umudu aynı anda hissediyorum.
Son Sabah, Yeni Bir Umut
Gün batmadan bahçede son kez dolaşıyorum. Horoz kümeste gururla dolaşıyor, tüyleri hala parlak. İçimde hafif bir hüzün, ama daha büyük bir umut var. Belki horoz yumurta yapmaz, ama bana gösterdiği şey, hayatın beklenmedik anlarında bile küçük sevinçler ve dersler sunduğu. Günlüğümü kapatırken gülümsüyorum; her şeyin bir anlamı var, hatta horozun sesinde bile.
Kayseri’nin sessizliği içinde horozun ötüşüyle uyandığım her sabah, bana küçük mutluluklar ve büyük hisler bırakıyor. İşte hayat, bazen yumurtasız, bazen sürpriz dolu… Ama her zaman hislerle dolu.