Rubai Nazım Şekli Nasıl Bulunur?
İzmir’de, 25 yaşında, sürekli espri yapan ama içten içe her şeyin anlamını sorgulayan bir gencim. Eğer bir sabah uyanıp “Hayatın anlamı nedir?” diye soracak kadar derinleşiyorsam, bir de bakıyorum ki “Rubai nazım şekli nasıl bulunur?” diye merak ediyorum. Bazen gerçekten kendimle dalga geçiyorum ama yine de her şeyin bir anlamı var, değil mi? Neyse, bugün size Rubai nazım şekli nasıl bulunur, onu anlatacağım. Hadi başlayalım!
Rubai Nedir? Kısa ve Öz (Çünkü Zaten Her Şey Kısa ve Öz Olmalı)
Rubai, tek bir dörtlükten oluşan bir nazım şeklidir. Evet, dörtlük! Yani dört satır. Öyle uzun uzun şiirler falan beklemeyin. Bir Rubai’nin ruhu kısa, öz ve vurucu olmalı. Hani deriz ya, “Az laf, özdeyiş” işte Rubai de tam olarak bu. Şairin düşüncesi ya da duygusu, sadece dört satırda kendini gösterir. Ama bu dört satırda ne kadar çok şey gizli olabilir, bilemezsiniz!
Peki Rubai’nin nasıl yazıldığını merak ediyorsunuz, değil mi? Hadi, gelin biraz daha derinlemesine bakalım, ama fazla kafa karıştırmaya gerek yok, rahatça anlatacağım.
Rubai Nazım Şekli Nasıl Bulunur? İntihar Etmeden Buldum, Merak Etmeyin!
Evet, Rubai nazım şekli nasıl bulunur sorusunu sordum. O kadar zor bir soru değil aslında! Kendinizi bir gün, sabah kalkıp ruh hali “çok derin” bir şekilde Rubai yazmaya karar verirken bulabilirsiniz. Yalnız, yazmadan önce bir kaç temel bilgi edinmekte fayda var. Şimdi burada yeri geldi, küçük bir diyalog geçelim:
Ben: “Nasıl Rubai yazılır, be kardeşim? Bu işin kuralı nedir?”
İç sesim: “Abi, Rubai 4 satırdan oluşuyor. Şairin kafasında bir dünya var, ama bir de yazdığı 4 satır var. Kısa, net, vurucu olmalı. Hepsi bu kadar.”
Ben: “Yani basit aslında?”
İç sesim: “Bazen basit olan, en zor olanıdır.”
Gerçekten de öyle! Dört satırda bir anlamı vurgulamak, bazen birkaç sayfa yazmaktan çok daha zor olabiliyor. Rubai’nin yapısal özelliği şu: 1. ve 2. dize uyaklı, 3. ve 4. dize de uyaklı olmalıdır. Yani AABA şeklinde bir kafiye düzeni vardır. Eğer bir Rubai’yi çözmek istiyorsanız, bu yapıyı göz önünde bulundurmanız şart.
Rubai Nazım Şekli İle Kendinizi Tanıyın
İzmir’de bir kafede oturuyorum, çayı karıştırırken birden bir Rubai yazma isteği geldi. “Bunu yazmalıyım!” dedim ama yazmaya başlamadan önce şu soruyu sordum: “Gerçekten bir Rubai’nin ruhunu taşıyabilir miyim?”
Tabii ki soruyu kendime sorarken fazlasıyla derinleşiyorum, ama şunu fark ettim: Rubai yazarken aslında insan, kendi içsel dünyasını da keşfeder. Hani bazen deriz ya, “Beni anlayamazsınız,” işte Rubai yazmaya başladığınızda, sadece dört satırla sizi anlamak isteyen insanlara derdinizin ne olduğunu anlatabilirsiniz. Anlatmasanız da bir şekilde anlamalarını sağlarsınız!
Rubai Nazım Şekliyle Hızlı Bir Örnek Yazalım
Haydi, size bir örnek yapalım. Bugün Rubai nasıl yazılır, onu göstermek adına bir tane yazalım. “İçimden geldiği gibi” yazmaya başlıyorum:
Gökyüzünde yıldızlar kayar, dileklerimle,
Uykusuz gecelere veda ederken, sevdamla,
Kendimi bulduğum her an bir nebze daha kaybolurum,
Bir Rubai yazarım, işte o an bir şeyler olur bana.
Evet, basit ama etkili! Kafiyelere dikkat edin, 1. ve 2. satır uyumlu, 3. ve 4. satır da uyumlu. Her satırda derin bir anlam var mı? Tabii ki var! Ama sadece dört satırda bu duyguyu aktarabiliyoruz.
İç Ses ve Rubai: Akıl Oyunları
Aslında Rubai yazarken kafamızda bir sürü ses, düşünce, soru var. Kafamızda uçuşan bu seslerle boğuşmak, bir bakıma Rubai’nin ruhunu bulmanın tam da yolu. Mesela şu soruyu kendinize sorabilirsiniz: “Benim hayatımda ne gerçekten önemli?” Ve bu sorunun cevabını sadece dört satıra sığdırabilirsiniz.
Düşünsenize:
Ben: “Ya bir Rubai yazdım ama kimse anlamazsa?”
İç sesim: “Olsun, en azından anlamaya çalışan birileri olur.”
Ben: “Ya da hiçbir şey anlamazlarsa?”
İç sesim: “O zaman Rubai’nin zaten her satırında derinlik vardır, her şey herkesin anlamasını beklemeyebilir.”
Ve işte bir Rubai’nin ruhu bu kadar basit!
Rubai Nazım Şekli Nasıl Bulunur? Sonuç
Rubai nazım şekli, aslında çok derin düşünceleri kısa ama etkili şekilde aktarma biçimidir. Hızla yazabileceğiniz, ama yazarken derinleşebileceğiniz bir format. Yaşamınızda birden fazla Rubai yazmak isteyecek kadar çok şey birikebilir, ama unutmayın:
Bir Rubai yazarken, en önemli şey anlamın kendisidir, uzunluk değil.
Bence Rubai’nin tam da amacı bu: Kendinizi ve duygularınızı en kısa ve öz şekilde dışa vurmak. Rubai, bir bakıma hayatın anlamını sadece dört satırda sorgulamaktır. Ve evet, dört satırda bir anlam yakaladıysanız, ne mutlu size!