Sinister Kaç Bölüm? Korkunun Sınırlarını Zorlayan Bir Film Üzerine Cesur Bir Eleştiri Sinister, bir korku filmi olarak türün geleneksel sınırlarını zorlayan, izleyiciyi derinden etkileyen bir yapım olarak tanıtıldı. Ancak, bu film gerçekten vaat ettiği kadar korkutucu mu? Sinister’ın “gerçek korku”yu temsil ettiğini iddia etmek, ne kadar doğru? Hadi bir adım ileri gidelim: Sinister gerçekten izlemeye değer bir yapım mı, yoksa sadece popüler korku klişelerinin üzerine inşa edilmiş bir üründen mi ibaret? Filmde, baş karakterin (Ellison Oswalt) izlediği gizemli ve karanlık görüntülerle ilerleyen bir hikaye var. Ancak, Sinister’ın sinematografisi, atmosferi ve korku yaratma yöntemleri bir noktada tekrara düşüyor. Peki, bu kadar…
Yorum BırakYumuşak Teknoloji Rehberi Yazılar
Giriş Bazen bir kelime, etrafında dönen tartışmalar ve anlamlar itibariyle oldukça ilgi çekici olabilir. Bugün de tam böyle bir kelimenin peşindeyiz: Laedriye. Belki siz de duydunuz ya da bir yerde karşılaştınız, ancak anlamı konusunda tam bir fikriniz yok. Laedriye’nin ne olduğunu, kökenini ve kullanıldığı bağlamları derinlemesine inceleyerek, bu kelimenin günümüzdeki yerini keşfedeceğiz. Hadi, birlikte bilimsel bir bakış açısıyla ve ilgi çekici bir dille bu kelimenin peşinden gidelim. Laedriye Nedir? Kökeni ve Anlamı “Laedriye” kelimesi, özellikle edebiyat, kültür ve halk arasında kullanılan bir terimdir. Ancak bu kelimenin tam olarak ne anlama geldiği ve hangi bağlamlarda kullanıldığı oldukça karışıktır. Kelimenin kökenine baktığımızda,…
Yorum BırakBuyruk Kural: Felsefi Bir Analiz Filozof Bakışıyla Buyruk Kural Felsefe, dünyayı anlamaya yönelik bir arayışın ötesinde, insanın kendi varlığını, toplumunu ve evrenle olan ilişkisini sorgulayan bir disiplindir. Felsefi düşüncenin derinliklerinde, “buyruk kural” gibi kavramlar, insanların nasıl hareket etmeleri gerektiğini, neyin doğru olduğunu ve hangi değerlerin evrensel olarak kabul edilebileceğini anlamak için kritik bir rol oynar. Peki, bu bağlamda “buyruk kural” nedir? Ne tür bir varoluşsal yükümlülükle karşı karşıya bırakır bizi? Buyruk kural, genel olarak, belirli bir eylemin ya da davranışın yapılması gerektiğini belirten bir ilke ya da yönergedir. Ancak bu basit tanım, onun felsefi ve etik açıdan taşıdığı derin anlamı…
Yorum BırakBirkaç Bitişik Mi, Ayrı Mı? Edebiyatın Gücünde Kelimelerin Yeri Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, kelimelerle şekillenen bir dünyadır; her harf, her cümle, her parantez içindeki virgül bir anlam taşıyan, bir duygu doğuran, bir düşünceyi harekete geçiren bir unsurdur. Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin gücüne ve anlatıların dönüştürücü etkisine her zaman hayran kalmışımdır. Kelimeler, yalnızca bir iletişim aracı olmanın ötesindedir; metinler, karakterler, edebi temalar ve yapılar aracılığıyla kültürleri, insanlık hallerini ve toplumları yeniden şekillendiren bir sihre sahiptir. Ancak, bazen bir kelime ya da ifadenin yazımı bile anlatıyı değiştirebilir, anlamını dönüştürebilir. İşte “Birkaç bitişik mi, ayrı mı?” sorusu da tam olarak…
Yorum BırakAydınlık Düzeyi Birimi Nedir? Felsefi Bir Yaklaşım Bir Filozofun Gözünden Işık ve Bilgi Işık… Bize sadece görsel bir uyarı sağlayan bir şey değil, aynı zamanda dünyanın ve varoluşun özünü anlamaya çalışan zihnimiz için bir simge. Felsefi düşüncelerle dolu bir dünyada, ışık her zaman bilgi ve gerçekliği arama çabamızla ilişkilendirilmiştir. Platondan Descartes’a kadar pek çok düşünür, ışığı ve aydınlanmayı insanın bilgiye ulaşma yolculuğunun sembolü olarak kullanmıştır. Peki, aydınlık düzeyinin ölçülmesi, yani ışığın biriminin ne olduğunu sorgulamak, bize sadece teknik bir bilgi sağlamakla kalır mı, yoksa bu kavramın derinliklerine indiğimizde varoluş, etik ve bilgi üzerine yeni sorular mı ortaya çıkar? Birimin yalnızca…
Yorum Bırak36 Kartla Ne Oynanır? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Pedagojik Yaklaşım Öğrenme, bir çocuğun hayatına girebileceği en değerli armağandır. Her birey, hayatta bir kartı çeker gibi öğrenme süreçlerine katılır; bazen bu kartlar şaşırtıcı, bazen de hemen anlaşılabilir olur. Ancak öğrenmenin gücü, sadece bilginin aktarılmasıyla sınırlı kalmaz; aynı zamanda bu süreçlerin insanı dönüştüren, geliştiren ve topluma entegre eden etkisiyle de büyür. Bugün 36 kartla oynanabilecek oyunlardan bahsederken, sadece eğlenceli aktivitelerden değil, aynı zamanda bu aktivitelerin pedagojik anlamı ve öğrenme süreçlerindeki yerinden de söz edeceğiz. 36 Kartla Oynanan Oyunların Pedagojik Önemi 36 kartla oynanabilecek pek çok oyun vardır. Ancak bu oyunları, sadece…
Yorum Bırakİncir Ağacı Hikayesi Nedir? Felsefi Bir Deneme Bir Filozof Bakışından: Doğanın ve İnsanlığın Gizemi İnsanoğlunun doğa ile kurduğu ilişki, felsefi düşüncenin tarihinden bugüne kadar bir dizi anlam taşıyan sembollerle bezeli olmuştur. Her ağaç, her bitki, her çiçek bir anlam taşır; birer filozofun, bir insanın içsel dünyasına dair derin ve bazen karmaşık ipuçları sunar. İncir ağacı, doğanın insanlıkla olan bağlarını anlamamıza dair derin bir felsefi hikaye anlatır. Bu yazıda, incir ağacının metaforik derinliğine felsefi bir bakış açısıyla yaklaşacak ve etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden tartışacağız. İncir ağacının hikayesi, sadece bir bitki türü olmanın ötesine geçer. Doğanın bize sunduğu bu sembol, insanın…
Yorum Bırakİnadına Aşk Neden Erken Bitti? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, yalnızca birer iletişim aracından çok daha fazlasıdır. Her bir sözcük, bir anlatının güç kaynağıdır; bir düşüncenin, bir hissin dışavurumudur. Edebiyatçılar olarak, bizler metinlerin ne kadar derin izler bıraktığını ve okuyucularla nasıl bir bağ kurduğunu iyi biliriz. Anlatılar, bir halkın tarihini, duygusal dünyasını ve evrensel temalarını taşıyan güçlü araçlardır. Ancak bazen, bir hikaye henüz anlatılacak çok şey varken sona erer. “İnadına Aşk” dizisi de, izleyicilerine bu soruyu sorduran bir örnektir: Neden erken bitti? Bir Anlatının Sona Ermesi: Temalar ve Yapı Üzerinden Bir İnceleme İnadına Aşk, romantik bir aşk hikayesinin ötesine geçerek,…
Yorum Bırakİlköğretim Okulu Kısaltması Nasıl Yazılır? Türk eğitim sisteminde, ilkokul ve ortaokulun birleşimiyle oluşturulan “ilköğretim okulu” ifadesinin kısaltılması, dilbilgisel ve yazım kuralları açısından önemli bir konudur. Bu yazıda, ilköğretim okulu kısaltmasının tarihsel gelişimi, doğru yazım biçimleri ve günümüzdeki akademik tartışmalar ele alınacaktır. Tarihsel Arka Plan ve Eğitimdeki Evrim Türkiye’de eğitim sisteminin evrimi, kelime ve terimlerin kullanımını doğrudan etkilemiştir. 1997 yılında uygulamaya giren 8 yıllık kesintisiz eğitim reformu, ilkokul ve ortaokulu birleştirerek “ilköğretim okulu” kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu birleşim, önceki dönemde ayrı olan “ilkokul” ve “ortaokul” terimlerinin kısaltmalarının da birleşmesine neden olmuştur. Örneğin, “ilkokul”un kısaltması “İ.O.” iken, “ortaokul”un kısaltması “O.K.” idi. Bu…
Yorum Bırakİletişime Engel Olan Tutum ve Davranışlar Nelerdir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insan davranışlarının karmaşıklığını her gün gözlemliyor ve anlamaya çalışıyorum. İnsanlar, birbiriyle nasıl iletişim kurar, neden bazen kendilerini ifade etmekte zorlanırlar veya başkalarını anlamakta güçlük çekerler? İletişim, sağlıklı bir insan ilişkisi için temel bir ihtiyaçtır; ancak, kimi zaman bilinçli ya da bilinçsiz olarak engellenebilir. İnsanların tutumları, duyguları ve toplumsal etkileşimleri, doğru iletişimi engelleyen faktörler arasında önemli bir yer tutar. İletişimdeki engelleri aşabilmek için önce bu engellerin psikolojik temellerini anlamamız gerekir. Peki, hangi tutumlar ve davranışlar iletişime engel olur ve bunları nasıl aşabiliriz? Bilişsel Engeller: Yanılgılar ve Algı…
Yorum Bırak