Depresyon Herkeste Olur Mu? Gerçekten Herkesin Duyduğu Bir Duygu Mu?
Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Bazıları için bu, büyük bir başarı hikayesidir; ama bazen, bu dönüm noktaları karanlık bir tünelin başlangıcı olabilir. Bu yazıyı yazarken, aklımda geçmişin acılı ama öğretici hatıraları var. Birçok kez çevremdeki insanlardan, iş yerinden, hatta kendi içimde de “Depresyon herkeste olur mu?” sorusunun cevabını aradım. Hatta bu soruyu, bir gün bir arkadaşım bana sormuştu: “Depresyon herkesin yaşayabileceği bir şey mi, yoksa sadece bazı insanlara mı özgü?”
O an, gerçekten de derin bir düşünceye daldım. Herkesin farklı bir bakış açısı olabileceği bu konu üzerine bir araştırma yaparken, biraz da kişisel deneyimlerimden bahsetmek istiyorum. Çünkü bazen en derin bilgiyi, en yakın çevremizden ya da kendi yaşadığımız süreçlerden öğreniriz.
Depresyonun Yaygınlığı ve Gerçekler
Depresyonun herkesin başına gelebileceği bir durum olup olmadığı, aslında çok daha derin ve karmaşık bir soru. Bunu anlamanın yolu, belki de önce depresyonun ne olduğunu kavramaktan geçiyor. Depresyon, sadece “moral bozukluğu” ya da “hüzünlü bir ruh hali” değildir. Tıbbi bir durumdur ve genellikle uzun süreli bir depresif ruh haliyle, işlevsellik kaybı ile kendini gösterir. Her gün yaşadığınız şeylerin daha zor hale geldiğini, dünyadan soyutlandığınızı ve kendinizi değersiz hissettiğinizi düşündüğünüzde, depresyonun o karanlık yüzünü görmeye başlarsınız.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya çapında her yıl yaklaşık 300 milyon insan depresyon yaşıyor. Yani bu, çok ciddi bir rakam. Öyle ki, depresyonun, dünya çapındaki en yaygın zihinsel sağlık sorunlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu, depresyonun herkeste olacağı anlamına gelmez. Herkesin, her durumda depresyonu deneyimleyeceği bir garanti yoktur. Bu, birçok faktöre bağlıdır; kişisel özellikler, çevresel koşullar ve biyolojik etkenler de bu durumu etkileyebilir.
Depresyon Herkeste Olur Mu? Çevremden Gözlemler
Bir arkadaşım vardı, üniversitede tanıştım. Her şeyin yolunda gittiğini düşünüyordum. Eğitim hayatında çok başarılıydı, sosyal çevresi genişti, herkes onu pozitif biri olarak tanıyordu. Ama bir gün, herhangi bir belirti olmadan, bir hafta boyunca derslere gelmedi. Merak ettim, yazdım, aradım. Sonunda beni aradı ve kısa bir sessizlikten sonra, “Temu, depresyondayım,” dedi. O an, gerçekten ne diyeceğimi bilemedim. Herkesin hayalini kurduğu hayatı yaşıyor gibi görünen biri neden böyle hissederdi?
Sonrasında onunla uzun uzun konuştuk. Depresyonun her an, her yaştan, her geçmişten ve her yaşam tarzından insana gelip dayanabileceğini fark ettim. O zamana kadar depresyonu çoğunlukla stresli zamanlarda veya zor koşullarda yaşayan insanlarla ilişkilendiriyordum. Ama o an, bu durumun ne kadar karmaşık ve çok boyutlu olduğunu gördüm. Depresyonun, sadece zor anlarda değil, bazen en mutlu gibi görünen anlarda da ortaya çıkabileceğini öğrenmiş oldum.
Depresyonun Belirtileri ve Herkesin Farklı Bir Tepkisi
Depresyon, herkesin farklı şekilde deneyimlediği bir şeydir. Belirtiler farklılık gösterebilir. Kimisi yalnızlık, umutsuzluk ve boşluk hissi ile baş ederken, kimisi fiziksel belirtilerle, mesela uykusuzluk veya aşırı uyuma ile mücadele edebilir. Bazen bir kişi depresyonda olduğunu bilmez. Günde birkaç saat çalışmak, sosyal medyada aktif olmak, arkadaşlarla dışarı çıkmak — bunlar aslında her şeyin yolunda gittiği izlenimini verir. Ama içsel bir boşluk var, bir hüzün, bir sıkıntı… Ve o zaman insan, “Ben niye böyle hissediyorum?” diye sorgulamaya başlar. Çevremdeki birçok insan, depresyonu genellikle bir “öksüzlük” gibi tarif ediyor. Çevrede her şey hareket ederken, bir insanın kendi dünyasında sessizleşmesi, durması, hissettikleriyle baş başa kalması depresyonun bir belirtisi olabilir.
Kendi iş hayatımdan bir örnek vermek gerekirse, bir gün şirketin o yoğun dönemlerinde, herkes işini yetiştirmeye çalışırken, ben de tek başıma bir projeye odaklandım. Her şey bir yandan “işler yolunda” gibi ilerliyordu ama bir noktada, bir boşluk hissettim. O kadar başarılı olmak istedim ki, birden her şey üzerine bir baskı kurmaya başladım. İşin tuhaf tarafı, çevremde bu durumu bir başarı olarak görürken, içsel olarak çok yalnız hissediyordum. O an, depresyonun aslında ne kadar ince bir çizgide gezdiğini fark ettim. Yalnızca “başarı” değil, stres, sıkışmışlık ve beklentiler de depresyonun tetikleyicisi olabilir.
Depresyon Herkeste Olur Mu? Sonuç
Sonuç olarak, depresyon herkesin yaşayacağı bir şey değil. Biyolojik, çevresel ve kişisel faktörler depresyonu tetikleyebilir. Ancak, her durumda bir kişi depresyona yakalanmayabilir. Fakat şunu unutmamak gerekiyor ki, depresyon bir zayıflık değildir. Bu, sadece bir sağlık sorunudur. Ve bu sorunun üstesinden gelmek için yardım almakta hiçbir yanlışlık yoktur.
Evet, depresyon, zor zamanların ya da büyük travmaların ardından gelir gibi görünse de, bazen normal hayat akışında da karşımıza çıkabilir. Önemli olan, kendimizi tanımak, duygularımızı anlamak ve gerektiğinde destek almak. Çünkü, bazen en karanlık anlar, birer dönüm noktası olabilir ve bu noktada yalnız olmadığımızı bilmek her şeyin farkını yaratır.