İçeriğe geç

Poliçede aval nereye yazılır ?

Bir ticari işlemde imzalanan poliçe, yalnızca bir ödeme belgesi değildir; aynı zamanda tarafların birbirine duyduğu güvenin hukuki bir güvencesidir. Ancak bazen bu güveni güçlendirmek için üçüncü bir kişinin de sorumluluk üstlenmesi gerekir. İşte bu noktada aval kavramı devreye girer. Peki, poliçede aval nereye yazılır ve doğru yere yazılmayan bir aval hukuki açıdan geçerli olur mu?

Bu soruların yanıtı, özellikle ticari ilişkilerde ödeme güvencesi arayanlar için önemlidir. Çünkü avalin poliçede nerede gösterildiği, kimin için verildiği ve nasıl imzalandığı, hukuki sonuçları doğrudan etkileyebilir.

Poliçede aval, temel olarak poliçenin ön yüzüne veya arka yüzüne yazılabilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 701. maddesine göre aval, poliçe veya alonj üzerine yazılır. Alonj, poliçeye eklenen ve senedin parçası hâline gelen kâğıttır.

Avalin geçerli olması için belirli şekil şartlarına uyulması gerekir. Uygulamada aval veren kişi, senet üzerine aval verdiğini belirten bir ifade yazar ve imzalar.

Aval için kullanılabilecek ifadeler şunlardır:

– “Aval içindir.”

– “Avalimdir.”

– “… lehine aval verilmiştir.”

Bu ifadelerden sonra aval veren kişinin imzası bulunmalıdır. Bununla birlikte avalin yalnızca belirli bir kelimeye bağlı olmadığını, kanundaki şekil şartlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini unutmamak gerekir.

Poliçenin ön yüzünde, yani senedin görünen ön tarafında aval verilmesi mümkündür. Türk Ticaret Kanunu’na göre, düzenleyen veya muhatap dışındaki bir kişinin poliçenin ön yüzüne attığı imza, başka bir açıklama bulunmadığında aval niteliği taşıyabilir.

Ancak her imza otomatik olarak aval anlamına gelmez. İmzanın kime ait olduğu, hangi sıfatla atıldığı ve kanundaki istisnalar birlikte değerlendirilmelidir.

Aval, poliçenin arka yüzüne de yazılabilir. Bu durumda aval verildiğini açıkça belirten bir ifade kullanılması ve aval veren kişinin imzalaması, işlemin niteliğini ortaya koymak bakımından önemlidir.

Arka yüzde bulunan her imzanın aval olduğu düşünülmemelidir. Özellikle ciro imzaları ile aval imzalarının birbirinden ayrılması gerekir. Ciro, kural olarak poliçeden doğan hakların devriyle ilgiliyken aval, poliçedeki bir borcun ödenmesini güvence altına alır.

Peki, yalnızca imza atılmasıyla bir kişinin borçtan sorumlu olması mümkün müdür? Bu sorunun yanıtı, imzanın bulunduğu yere ve hukuki koşullara göre değişir.

Poliçede avalin temel hukuki dayanağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700-702. maddeleridir. Bu hükümler, avalin verilme biçimini, kimin lehine verilebileceğini ve aval verenin sorumluluğunu düzenler.

Türk Ticaret Kanunu’nun 701. maddesine göre aval, poliçe veya alonj üzerine yazılır. Aval, “aval içindir” gibi bir ibareyle belirtilir ve aval veren tarafından imzalanır. Aval verilen kişi açıkça gösterilmemişse kanunda öngörülen varsayımlar devreye girer.

Poliçenin ön yüzündeki imzaya ilişkin özel düzenleme de bu maddede yer alır. Düzenleyen veya muhatap dışındaki bir kişinin ön yüzdeki imzası, belirli koşullarda aval olarak kabul edilebilir.

Kanun metni için

üzerinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700-702. maddeleri incelenebilir.

Aval veren kişi, kimin için aval vermişse onun gibi sorumlu olur. Aval verdiği kişinin borcu, kanunda belirtilen istisnalar dışında, şekle ilişkin bir sakatlık nedeniyle geçersiz değilse aval yükümlülüğü de kural olarak devam eder.

Bu durum avalin sıradan bir referans veya iyi niyet beyanı olmadığını gösterir. Aval veren kişi, poliçenin ödenmemesi hâlinde ciddi bir mali yükümlülükle karşılaşabilir.

Poliçenin arka yüzünde hem ciro hem de aval işlemiyle karşılaşılabilir. Bu nedenle iki kavramın birbirine karıştırılması, ticari ilişkilerde önemli sorunlara yol açabilir.

Özellik Aval Ciro

Temel amacı Ödeme güvencesi sağlamak Poliçeden doğan hakları devretmek

Tarafın rolü Aval veren Ciro eden

Hukuki etkisi Poliçedeki borca ilişkin sorumluluk doğurur Poliçenin devrini veya tahsilini sağlar

İmza Aval veren tarafından atılır Ciro eden tarafından atılır

Örneğin, bir şirketin borçlandığı poliçeye başka bir kişi aval verirse bu kişi ödeme güvencesi üstlenir. Aynı poliçenin ciro edilmesi ise senetten doğan hakların başka bir kişiye geçmesiyle ilgilidir.

Bu ayrım, özellikle ticari senetlerin incelenmesinde önemlidir. Bir imzanın yalnızca bulunduğu yere bakarak hukuki niteliği hakkında kesin karar vermek doğru mudur?

Aval, ödeme riskini azaltabilir ancak aval veren kişi açısından yeni bir mali sorumluluk yaratır. Bu nedenle işlem yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulmalıdır:

– Aval verilen kişiyi belirtmek: Mümkün olduğunda avalin kimin lehine verildiği açıkça yazılmalıdır.

– İmza ve şekil şartlarını kontrol etmek: İmzanın doğru kişi tarafından atıldığından ve gerekli şekil şartlarının karşılandığından emin olunmalıdır.

– Poliçeyi bir bütün olarak incelemek: Ön ve arka yüzün yanı sıra varsa alonj da kontrol edilmelidir.

– Ciro ile aval ayrımını yapmak: İmzanın hangi amaçla atıldığı açıkça ortaya konulmalıdır.

– Mali riski değerlendirmek: Aval veren kişi, güvence altına aldığı borcun ödenmemesi durumunda sorumluluk üstlenebileceğini bilmelidir.

Aval uygulaması, ticari hayatta güven ilişkilerinin nasıl kurulduğunu gösteren önemli örneklerden biridir. Bir işletme, ödeme güvencesi sayesinde finansmana daha kolay erişebilir; ancak bu kolaylık, aval veren kişi açısından risk anlamına da gelir.

Dolayısıyla aval yalnızca hukuki bir imza işlemi değildir. Aynı zamanda güven, ekonomik güç ve sorumluluk arasındaki ilişkinin bir parçasıdır. Bir başkasının borcuna güvence verirken yalnızca bugünkü ticari ilişkiyi değil, gelecekte ortaya çıkabilecek sonuçları da düşünmek gerekir.

Poliçede aval, poliçenin ön yüzüne veya arka yüzüne ya da poliçeye eklenen alonj üzerine yazılabilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 701. maddesi, avalin şekline ilişkin temel düzenlemeyi içerir. Ön yüzdeki bazı imzalar, kanundaki koşullar çerçevesinde aval niteliği taşıyabilir. Arka yüzde ise aval ve ciro işlemlerinin birbirinden ayrılması özellikle önemlidir.

Aval verirken yalnızca imzanın nereye atıldığına değil, kullanılan ifadeye, aval verilen kişiye ve işlemin hukuki sonuçlarına da dikkat edilmelidir. Çünkü küçük görünen bir imza, büyük bir mali sorumluluğun başlangıcı olabilir.

Sonuç olarak poliçede avalin doğru yere yazılması kadar, ne anlama geldiğinin bilinmesi de önem taşır. Ticari hayatta güveni güçlendiren bir işlem, hukuki sonuçları anlaşılmadan yapıldığında beklenmedik riskler doğurabilir.

Umarız Poliçede aval nereye yazılır ile ilgili bu içerik beklentilerinizi karşılamıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap